TEZLER

Tezler / Türkiye Refah Rejiminde Engelliliğin Politik Ekonomisi (Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü)

Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans Derecesi için Volkan Yılmaz tarafından Haziran 2010’da teslim edilen tezin kısa özeti
 
Başlık: Türkiye Refah Rejiminde Engelliliğin Politik Ekonomisi
 
Türkiye’nin refah rejimi 2002 yılından bugüne Adalet ve Kalkınma Partisi’nin
yönetiminde büyük çaplı bir dönüşüme sahne oluyor. 2005 yılında yürürlüğe giren
Özürlüler Yasası’nı da sosyal politika alanında neden olduğu önemli değişikliklerden
dolayı bu dönüşümün önemli bir parçası olarak ele almak mümkün. Bu çalışma,
engelliliği kapitalist refah devleti bağlamında ortaya çıkan ve yasal olarak bu kategori
içerisinde değerlendirilen kişileri özellikle istihdam ve sosyal yardım alanlarında
toplumun geri kalanından farklı hak ve ayrıcalıklara sahip kılan bir politika kategorisi
olarak ele alıyor. Bu yaklaşım çerçevesinde, öncelikle engellilik kategorisi ile
Türkiye’deki refah rejimi arasındaki tarihsel ilişkiyi irdeleyen bu çalışma, Özürlüler
Yasası’nın çıkmasına kadar geçen siyasi süreci ve bu yasanın siyasal sonuçlarını
inceleyerek, günümüz Türkiyesinde engellilik kategorisinin politik ekonomisine
odaklanmaktadır. Bu çalışma dahilinde üç tür bilgi kaynağından yararlanılmıştır: ilgili
kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, engelli örgütlenmeleri ve engellilere
hizmet veren örgütlerin temsilcileri ile yapılan derinlemesine mülakatlar; ilgili yasal
mevzuat, kamu kurumlarından temin edilen raporlar ve veriler; engellilerin
Engelliler.biz internet forumunda aktardıkları deneyimler. Bu çalışmada, Türkiye
refah rejimi içerisinde ilk kez 1970li yıllarda ortaya çıkmaya başlayan engellilik
kategorisinin, AKP döneminde gerçekleşen refah rejimi dönüşümünde önem
kazandığı öne sürülmektedir. Özürlü aylığının miktarında yapılan artışın ve yürürlüğe
konan evde bakım aylığının Türkiye’de refah rejiminin sınırlarını genişlettiği iddia
edilmektedir. Fakat bu genişlemenin, aylıkların hak sahipliği düzenlemelerinde hakim
olan “liberal artakalancı” yaklaşım ile mitik aile dayanışmasının öncelliğine dayanan
muhafazakar bir sosyal politika anlayışının pekiştirilmesini beraberinde getirdiği
gözlenmektedir. Son olarak, aynı dönemde özürlü aylığı hak sahipliğine getirilen
çalışma koşulunun ve özür oranı hesaplamasında yapılan değişiklikle hak sahipliğinde
yaşanan daralmanın, engellilik kategorisinin kişinin çalışabilme kapasitesi temelinde
parçalanmaya uğramasına yol açmaya başladığına dikkat çekilmektedir.

2010