TEZLER

Tezler / Farklı ve Cinsiyetlendirilmiş İş Ahlakı: Bursa’daki Sanayileşme Döneminde Bulgaristan Göçmeni Kadın İşçiler (1968-1978) (Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü)

Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde Yüksek Lisans Derecesi için Yalçın Özkan tarafından Haziran 2011’da teslim edilen tezin kısa özeti
 
Başlık: Farklı ve Cinsiyetlendirilmiş İş Ahlakı: Bursa’daki Sanayileşme Döneminde  Bulgaristan Göçmeni Kadın İşçiler (1968-1978)

 

 Bu çalışma 1970’li yıllarda Bursa’daki sanayileşme dönemi sırasında yeni
açılan fabrikaların içerisindeki Bulgaristan göçmeni kadınların varlığının bu
fabrikalar içerisindeki cinsiyet durumunu ve çalışma koşullarını nasıl sarstığını ve
değiştirdiğini inceliyor. Bu dönem içerisinde Bursa’daki sanayi üretimi, yeni kurulan
sektörler ve fabrikalarca arttırılıp, geliştirilmekteydi. Dolayısıyla, bu büyüme
kaydadeğer bir emek talebi yarattı. Her ne kadar, bu talebin çok büyük bir kısmı
erkek işgücü tarafından karşılandıysa da, özellikle bu dönem içerisinde üretime
başlayan tekstil ve konfeksiyon fabrikaları kadın işçiler için istihdam imkanları
yaratmaktaydılar. Bu imkanlara rağmen, büyüyen şehrin kadın nüfusunun iktisadi
faaliyeti, katı kültürel değerler ve kadınların fabrika üretimine ilişkin
deneyimsizlikleri nedenleriyle, son derece düşük kalmaktaydı. Ücretli kadın emeğine
karşı Bursa’nın yerlileri arasında var olan olumsuz bakış açısının tersine, politik
sebeplerle şehre göç eden göçmen kadınlar çalışmaya ilişkin görece serbest cinsiyet
normlarına, Bulgaristan’daki geçmişlerinin bir sonucu olarak, sahiptiler. Devlet
sosyalizminin kurulmasından sonra, Bulgaristan’daki yeni yönetim çalışmayı
merkeze alan cinsiyet politikaları izledi. Bu politikalar toplum içerisinde kadının iş
gücünü katılımının olağan ve normal olarak karşılanmasını sağladı. Bu farklı
deneyim göçmen kadınları, yeni bir iş ahlakı yaratmaya itti. Bu iş ahlakı sanayi
fabrikalarının istediği belirli bir iş disiplin ile uyumlu olmakla birlikte, aynı zamanda
bu kadınları ailelerinin temel kazanç sahiplerinden biri de yapmaktaydı. Böylece
yerli kadınların sadece çok küçük bir kısmı iş gücüne katılmaktayken, göçmen
kadınlar yeni açılan fabrikalarca olabildiğince yoğun bir biçimde istihdam edildiler. 

 İşe alım süreci ve iş gücünün yapısının ötesinde, bu yoğunluk büyük
fabrikaların üretim bölümleri içerisinde belirli bir tarihsel duruma yol açmaktaydı.
Göçmen kadın işçiler ile yerli işçilerin bileşimini gören bu fabrikalar, farklı cinsiyet
normlarının üretim içerisinde kullanıldığı en önemli örneklerden birini meydana
getiriyorlardı. Göçmen kadınların kültürel farklılıkları, işe ilişkin farklı yaklaşım ve
algılamaları ile farklı cinsiyet değerleri üretim bantlarını farklı iş ahlakları arasındaki
bir müzakare alanına dönüştürmekteydi. Buna bağlı olarak, farklı iş ahlaklarına sahip
işçilere odaklanarak bu çalışma, göçmenler ve yerliler ile özneler ve kurumlar
arasındaki ikili ve çok katmalı ilişkilere bu müzakare sürecini anlamak için
yoğunlaşmayı amaçlamaktadır.  Bu müzakarenin sonunda, bu farklılıklar uyumlu
hale gelmekteydi. Bu çalışma ise bu süreci tarihsel olarak incelemeyi planlamaktadır.

2011